Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin Rekabet Yasağı (TTK Md. 396)

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri, şirketin idaresi ve temsili noktasında en yetkili organı oluştururken, bu konumları gereği şirketin ticari sırlarına, müşteri portföyüne ve işleyişine dair hassas bilgilere vakıf olurlar. Bu durum, yönetim kurulu üyesinin şahsi menfaatleri ile şirketin menfaatlerinin çatışması riskini doğurur. Türk Ticaret Kanunu (TTK), bu riski bertaraf etmek ve yönetim kurulu üyelerinin şirkete karşı sadakat yükümlülüğünü güvence altına almak amacıyla, üyelerin şirketle rekabet yasağı etmesini kural olarak yasaklamıştır.

Bu makalede, TTK’nın 396. maddesinde düzenlenen “Rekabet Yasağı”, yasağın kapsamı, istisnaları ve ihlal durumunda şirketin sahip olduğu seçimlik haklar, Yargıtay içtihatları ışığında incelenmiştir.

Bu bağlamda, rekabet yasağı, yönetim kurulu üyelerinin şirketin çıkarları doğrultusunda hareket etmelerini sağlamak için önemli bir koruma mekanizmasıdır.

Hukuki Çerçeve ve Mevzuat

Yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 396. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu madde, yönetim kurulu üyelerinin sadakat yükümlülüğünün en somut görünümlerinden biridir.

İlgili madde hükmüne göre:

“Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez.”.

Kanun koyucu bu yasakla iki temel eylemi engellemeyi hedeflemiştir:

  1. Şirketin İşletme Konusuna Giren İşlem Yapma: Üyenin, şirketin faaliyet alanına giren ticari bir işi bizzat veya başkası aracılığıyla yapması.
  2. Rakip Şirkete Sınırsız Sorumlu Ortak Olma: Üyenin, aynı tür işleri yapan başka bir şirkete (örneğin bir Kollektif Şirkete veya Komandit Şirketin komandite ortağı olarak) “sorumluluğu sınırsız ortak” sıfatıyla girmesi.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, yasağın kapsamının “şirketin işletme konusu” ile sınırlı olmasıdır. Ancak doktrin ve uygulamada kabul edildiği üzere, işletme konusu sadece esas sözleşmede yazılı olan değil, şirketin “fiilen iştigal ettiği” konulardır.

Rekabet Yasağının İstisnası: Genel Kurul İzni

Rekabet yasağı mutlak değildir. TTK m. 396/1 uyarınca, Genel Kurul’un izin vermesi halinde yönetim kurulu üyesi şirketle rekabet edebilir. Bu izin, esas sözleşme ile genel bir izin olarak verilebileceği gibi, sonradan alınacak bir Genel Kurul kararıyla da sağlanabilir.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay, rekabet yasağını değerlendirirken, yasağın amacının “şirket sırlarının kötüye kullanılmasının önlenmesi” olduğunu vurgulamaktadır.

  • Sadakat Yükümlülüğü ve Bilgi Suistimali: Yargıtay, yasağın temel amacının, şirketin iç ve dış işlerini bilen ortağın/üyenin edindiği bilgileri kötüye kullanarak şirket aleyhine yarar sağlamasını önlemek olduğunu belirtmiştir.
  • Genel Kurul İzni ve Oy Hakkı: Yargıtay bir kararında, rekabet yasağının mutlak emredici olmadığını ve Genel Kurul kararı ile kaldırılabileceğini belirtmiştir. Ancak bu kararın alınması sırasında, hakkında izin verilecek yönetim kurulu üyesinin oy kullanamayacağına hükmetmiştir.

Rekabet Yasağına Aykırılığın Sonuçları (Yaptırımlar)

Bir yönetim kurulu üyesi, genel kurulun izni olmaksızın rekabet yasağını ihlal ederse, şirket lehine üç seçimlik hak doğar. TTK m. 396/1 uyarınca şirket:

  1. Tazminat İsteyebilir: Üyenin rekabet edici eylemi nedeniyle şirketin uğradığı zararın tazminini talep edebilir.
  2. İşlemi Şirket Adına Yapılmış Sayabilir: Üyenin kendi adına yaptığı işlemin, aslında şirket adına yapılmış sayılmasını isteyebilir.
  3. Menfaatlerin Devrini İsteyebilir: Üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava edebilir.

Bu hakların kullanımı, ihlalde bulunan üye dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerine aittir.

Zamanaşımı

Şirketin bu hakları kullanması belirli sürelere tabidir. Haklar, diğer üyelerin işlemi veya üyenin başka bir şirkete girdiğini öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay ve herhalde işlemin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru: Sadece pay sahibi olan (yönetim kurulu üyesi olmayan) bir ortak rakip firma açabilir mi? Cevap: Evet, kural olarak açabilir. Rekabet yasağı, yönetim kurulu üyeleri için öngörülmüştür. Salt pay sahibi olan bir kişinin, yönetimde görev almadığı sürece ticari faaliyetlerini kısıtlamak doğru kabul edilmemektedir. Ancak esas sözleşmeye konulacak hükümlerle veya haksız rekabet hükümleri çerçevesinde istisnalar doğabilir.

Soru: Genel müdür veya müdürler de rekabet yasağına tabi midir? Cevap: TTK 396 açıkça “yönetim kurulu üyeleri” ifadesini kullansa da, yönetim yetkisinin devredildiği murahhas üyeler yasağa tabidir. Yönetim yetkisine sahip üçüncü kişilerin (örneğin genel müdürlerin) de, ticari temsilci veya vekil sıfatıyla ya da iş sözleşmelerindeki sadakat borcu gereği rekabet etmemeleri gerekir.

Soru: Rekabet yasağını ihlal eden üyeye karşı davayı kim açar? Cevap: Şirket adına bu davayı açma yetkisi ve hangi yaptırımın (tazminat, işlemin devri vb.) uygulanacağını seçme hakkı, ihlali gerçekleştiren üye dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerine aittir.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağı, şirketin ekonomik menfaatlerini ve ticari sırlarını koruyan hayati bir mekanizmadır. Yasağın ihlali durumunda şirketin sahip olduğu “işlemi kendi adına yapılmış sayma” gibi güçlü haklar, caydırıcılığı artırmaktadır. Ancak bu yasak, Genel Kurul iradesiyle kaldırılabilir bir nitelik taşır.

Yönetim kurulu üyelerinin, ileride ağır tazminat yükümlülükleri veya itibar kaybı ile karşılaşmamaları için, şirketin faaliyet konusuna giren şahsi ticari girişimleri öncesinde mutlaka Genel Kurul’dan yazılı izin almaları gerekmektedir. Aksi takdirde, elde ettikleri karın şirkete devri ve üyeliklerinin sona ermesi gibi sonuçlarla karşılaşabilirler.

Daha detaylı bilgi ve hukuki danışmanlık için yigitkaya.av.tr üzerinden tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.